kadrolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadrolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2013 Cumartesi

İLERİCİ HALK HAREKETİNİN DEVRİMCİ HALK HAREKETİNE SIÇRATILMASI GÖREVİ VE DEVRİMCİLER/ZOZAN KARA

 Türkiye coğrafyaları korkusuyla hesaplaşarak,sindirerek yaşamaya devam ettiği "ilerici"halk ayaklamasıyla farklı  bir deneyim laboratuvarı oldu. Halk direnişi bir çok boyutu ile bu topraklarda daha önce ekilen tohumlarla aynı toprağa düştüğünü gösterdi. Yaşanan hiç bir direniş birden bire oluşamayacağı gibi  birikimin şu yada bu aşamada patlayabileceği bilinemez ama her an beklenir ve olgunlaştırılır.Halk hereketleri,bu perspektifle,  devrimci önderliğin varlığı koşullarında değerlendirilip yönetilebilir.Bu nedenle yaşadığımız"kendiliğinden" halk hareketi kendi seyrini izledi.Her halde devlet ve AKP hükumeti kitlesel halk hareketinin bir avuç öncü devrimci ile buluşmasını hiç bu kadar gayretle engellemeye çalışmamıştır. Halk hareketinin en direngen dönemlerinden başlayarak, ivmesini aşağıya çevirdiği  süreçte tüm faşist gücünü devrimcilere ve devrimci yapılara yöneltti. Şehitleri ,gazileri ve ne olacağı bilinmeden hastaneleri dolduran binlerce yaralısı olan bu süreçte en büyük yarayı vermek istediği devrimcilerdir.En çok korkulan "kendiliğinden"niteliğinin kalıcı örgütlenmelere dönüşmesi ,uygun yöntem ve araçlarla kendini devrimci halk hareketine sıçratmasının sağlanmasıdır.Bunu sağlayabilecek tek güç devrimci parti,yapı,hareket ve

20 Şubat 2013 Çarşamba

MÜCADELE,ÖRGÜT,ÖRGÜTLENME VE KADROLAR\ Bora Kara


Teori ve pratik arasındaki ilişkinin kopukluğunun en önemli göstergelerinden biri "söylenenle yapılanların birbirine denk düşmeme" halidir. Söylenen yapılamıyorsa,söylenenin doğruluk düzeyi de soyutlama düzeyinde kalır. Doğruluğu,yanlışlığı,eksikliği pratik içinde sınanamaz. Sınanmadığı içinde kendini yeniden tamamlayıp zenginleştirme olanağı bulamaz. Mücadelenin daha önceki deneylerinde çeşitli defa gerçekleşen pratikler tarafından doğrulanmış düşünceler, eğer denenme nesnelliğinde  bir değişiklik yoksa doğru ve pratik tarafından onaylanmış düşünceler olarak kabul edilirler. ML. Düşüncenin kapitalizmin nesnel temelleri üzerinde yükselen ve öz olarak aynı olan koşulların pratiği içinde çeşitli defalar doğrulanmış evrensel ilkeleri böyledir. Koşullar öz olarak aynı olduğu sürece , daha önce pratik olarak kanıtlanmış yasaların tekrar tekrar denenmesine ihtiyaç yoktur.

Ama her yeni dönem beraberinde yeni çelişkileri ve sorunlar getirir. Yeni sorun ve çelişkilerin ortaya çıkması devrimcilerin önüne yeni görevler koyar. Daha doğrusu tüm dönemlerde asli görevleri olan olan devrimin yapılması için   ortaya çıkan nesnel ve öznel çelişkilerinin çözümlenmesinin sonuçları üzerinden kendilerini yeniden düzenlerler.